Tour de France 2010

Tour de France 2010
Takımlar, Sporcular ve Formalar

Tour de France 2010

Tour de France 2010
Etap Tanıtımları

Pazartesi, Ağustos 31

Açalım Gözüm


Halka kapılarımızı geniş açalım iki gözüm !
Kapılar 55 lira be gözüm!

Cumartesi, Ağustos 29

Tottenham 2 Birmingham 1

H.Redknapp hafta ortasında oynanan Doncaster maçının ilk onbirinden yedi değişilklik yapmıştı. Ledley King, Benoit Assou-Ekotto, Lennon, Wilson Palacios, Luka Modric, Robbie Keane ve Jermain Defoe geri dönmüştü. Yani takım son derece dinlenmiş bir durumdaydı. Rakibimiz Birmingham ise 4-5-1 dizilişiyle sahadaydı ve ortadan James McFadden ve Sebastien Larsson ile yüklenip ileri uçta Garry O'Connor ile gole gitmeyi hedefliyordu. Beşli orta saha kurgusu ile ikinci yarının ortasına kadar gayet iyi oynadı Birmingham. İkinci yarıya sadece defansta bir değişiklikle başladık. Hutton girdi King'in yerine. Ancak beş dakika geçmeden gol yollarında ciddi bir sıkıntı yaşadığımız ortadaydı ve Crouch oyuna dahil oldu Modric'in yerine. Böylece Birmingham kalasinde biraz daha etikili oluyorduk. Nitekim 72 de Crouch golü kazandırdı (1-0). Gol sevincimiz kısa sürdü 75 de L.Bowyer skora denge getirdi (1-1). Maç yeniden bir orta saha mücadelesine dönüşmüştü. Biz üç forvet ile gol ararken Birmingham kapanıyor ve hatta kontrataklarla gole yaklaşan taraf oluyordu. O'Connor ile altı pastan kaçırdıkları gol belkide maçın keder anıydı. Kendi sahamızda berabere kaldık diye düşünürken maçın uzatılan son dakikasında Lennon attığı gol ile Spurs e üç puanı getirdi. White hart lane de mutlu sona yine biz ulaştık. Son yılların en iyi başlangıcıydı bu. Dört maç dört galibiyet. Chelsea'nin Burnley karşısında 3-0 lık net galibiyet alması averajla liderliği kaybetmemize neden oldu. Maç eksiği bulunan Arsenal'in United deplasmanında 1-0 önde olduğu maçı beş dakika içinde penaltıdan yediği ve kendi kalesine attığı gollerle 2-1 kaybetmesi ise işimize pek gelmedi. Beraberliği tercih ederdik... Bu haftanın bizim için kârı 3 puandı. Önemli olan kötü oynarken bile kazanabilmek.

Cuma, Ağustos 28

Ben Yazdım !

Güzel tribünlerinin en güzel mesajı.

Ama anlayacak kapasite var mı karşıda ?!?!
1899 dan bu yana ilk kez Abdülhamitin hafiyeleri görev başında.
Pankartı yapanı ve asanı arıyorlarmış.
Aziz başkan çok kızmış, pankart sahiplerini aratmış stad içinde ama bulamamış.

Padişahım o zaman çok arama ilan ediyorum işte:

BEN YAZDIM,

BEN TAŞIDIM,

BEN SOKTUM STADA,

BEN ASTIM TRİBÜNE !

Enke ve Diğerleri

Enke'nin bu halini muhtemelen hatırlamayan yoktur. 2003-2004 sezonunda Fenerbahçe ilk maçında İstanbulspor'a mağlup olmuş ve taraftarı önünde 3 gol yemişti. Daum'un apar topar getirdiği Enke , sadece 13 gün takımda kalabilmiş ve sözleşmesi fesh edilmişti. Fenerbahçe tarihine en az lig maçı oynayan yabancı olarak geçen Enke , daha sonra İspanya 2. liginin yolunu tutarak Tenerife'de forma giymişti. Bir sonraki sezon ülkesine döndü ve Hannover'de oynamaya başladı. Önce yedek bekledi. Sonra birinci kaleci oldu. Harikalar yarattığı Almanya'da yılın kalecisi seçildi. O dönem 2 yaşındaki kızını kaybetti. Bir yandan acıyla yaşamayı öğrenirken , bir yandan da işini yapmaya çalıştı. Taraftarın ve takımın sevgilisi oldu. Kaptan seçildi. Sonra Löw O'nu milli takıma çağırdı. Yine yedek kulübesindeydi. Bir gün şans ona doğdu , 2007'de ilk kez 'A' milli oldu. Ve Andreas Köpke Löw'le beraber aldıkları kararla Almanya Milli Takımı'nın bir numaralı kalecisinin Robert Enke olduğunu açıkladı. Fenerbahçe'den bir maçla gönderilen Enke , Beşiktaş'ta beğenilmeyen ve şimdilerde Marsilya'nın ilk onbirinde sahaya çıkan Cisse , Dünya Kupası kaldıran ve neredeyse tekme tokat kovulan Kleberson , takımda dışlanıp küstürülen ama sonra İngiltere'de gol kralı olan Anelka , üç kuruş maaşı verilmeyip kuş misali yuvadan uçan ama şimdilerde 90 milyon euro bedel biçilen Ribery ve daha niceleri...
O günleri düşünün ve bu futbolcularla ilgili yapılan eleştirileri bir kez daha hatırlayın. Roberto Carlos , Ferrari , Lugano , Bobo , Baros , Nonda , Andre Santos , Kewell , Güiza için söylenenlerle kıyaslanınca ortada hiç bir fark yok. Tıpkı Löw , Del Bosque , Gerets , Aragones , Tigana , Feldkamp , Hiddink , Lucescu örneklerinde olduğu gibi. Peki bunların hepsi mi tukaka yoksa bizde bir sıkıntı mı var ?!

Ersin Düzen

Tanjeviçle Olmaz !


Görünen köy son bir kaç yıldır kılavuz istemiyor !
Ancak Tanjeviç görevde ve Milli takım yeni başarısızlıklara pupa yelken gidiyor.
12 Dev Adam ve cüce bir coach.
Olmaz.
Olmadı.
Olmayacak.

Çarşamba, Ağustos 26

Green Street Hooligans Yaşıyor Savaşıyor

2005'in Nisan ayından sonra ilk kez karşı karşıya geldi West Ham United ve Millwall. Green Street Hooligans filmi bu rekabeti tüm ayrıntılarıyla anlatıyor aslında. Futbolun sadece oyun olmadığı gerçeği bu derbide bir kez daha gözler önüne serildi. Maç Upton Park'taydı. Tribünlerde 35000 kişi. Bunun 3000'i Milwall taraftarı. Derbide yaşananlar videoda. West Ham'ın her golünden sonra sahaya girenler yüzünden maç sürekli durdu. Dışarda ise maç oynanırken olaylar vardı. 44 yaşında bir taraftar bıçaklandı. Olayların içinde yer alan biri '' 30 yıldır böyle bir şey görmedim '' diyor.

Videonun 00:45 ile 00:51 arasındaki taraftara bakın. Cansız abi İngiltere'de galiba.
Ve 3 kez seyirciler sahaya girdiği halde o hakem bu maçı bir şekilde tamamlıyor. Helal.

video

Salı, Ağustos 25

Diyarbakırspor 1 Fenerbahçe 3


Özür Dileriz!



Bugün sahamızda yaşanan rezaletin hiçbir açıklaması olamaz.Yapanın rengi ne olursa olsun bizler müsaade etmemeliydik.Bizler mahcubuz , Sadece Fenerbahçe ‘ ye değil..Tüm Türkiye ‘ ye..Tüm Futbol severlere..
Unutulmasın ki en büyük zararı yine bizler göreceğiz.Bizler misafirperverliğimiz ile nam salmış insanlardık..Ancak içimizde ki İrlandalılar , Hainler yine sazı ellerine aldı ve engelleyemedik..
Bu utanç ile , Engelleyemediğimiz için Tüm Türk Spor Kamuoyundan özür diliyoruz.İçimizde ki arma aşkına zincir vuran bu akli dengesizleri ise ALLAH ‘ a havale ediyoruz..
Başta Fenerbahçe camiası olmak üzere , kötü görüntü verdiğimiz herkesten özür dileriz.Sizlerin bir şey söylemesine gerek yok.Bu utanç bizlere yeter..
www.diyarbakirspor.org (taraftar sitesi)


devamı...



Maç yorumu yazmadım. Yazamadım tüm gün okuduklarımdan sonra. Bu yüzden sadece Diyarbakırspor'un taraftar sitesinden alıntı yaptım. Ve bir ek yapıyorum:

Bu utanç hepimize yeter !

Pazartesi, Ağustos 24

Kızılay ve Fenerbahçe

Beşiktaş’ın formasına Kızılay reklamını hiçbir bedel talep etmeden almasını takdir ettim ve kıskandım. Neden kıskandığımı birazdan anlatacağım…Bir çok kişi Beşiktaş’ın bu tavrını eleştirdi, “kulüp personeli maaş alamazken ,bu para geri çevrilmemeliydi” dediler…İkisi çok farklı !Kulüplerimiz, sürekli gelirlerinin azlığından şikayet edip London School of Economics’de ders verircesine “devir para devri…endüstriyel futbolun gereği…Barcelona,M.United ..” gibi süslü lafları ,rakamları gözümüze sokuyorlar…Bilet fiyatları, forma reklamları ,yayın gelirleri konusunda böyle profesyonel (!) tavır sergileyen yöneticiler, ismini yazmakta zorlandığım Schinderfeld (Maldaraşanu’yu yazmak daha da zor..),ismini yazarken sinirim bozulan Josico ,ismini yazarken ve havalimanında karşılanışını hatırlarken güldüğüm Carusca gibi konularda sergiledikleri küçük kasaba tüccarı tavırlarınıysa kolaylıkla unutuveriyorlar…xNeyse bu konu çok açık ve net. Ölçümlemeyi sadece “Euro” üzerinden yapamayız ve bu nedenle Beşiktaş’ın yaptığı çok değerli bir iştir. Tabii birkaç düzeltme de yapalım. “Türkiye’de ilk defa bir kulüp Kızılay reklamlı forması ile sahaya çıkıyor” sözleri gerçek değil. Eskilere falan gitmeyeceğim geçen sezonki Türk Telekom formalarına bakmak yeterli… Gelelim kıskandığım noktaya.1932 yılında Fenerbahçe kulübünün binası yandığında sadece kupalar,şiltler yanmadı, kulübün tüm malvarlığı da o gece yandı kül oldu. Yangından birkaç gün Selanik Karmasıyla oynanacak maça çıkacak malzeme olmadığı gibi ,malzemenin temini için gerekli para da yoktu…Borç alınarak maça çıkıldı…Böyle büyük bir yangından sonra maça çıkmak büyük bir özveriydi . Galatasaray kulübü futbolcuları da moralsiz Fenerbahçelilerin yardımına koştu.. O gün sahaya çıkan 11’de 4 Galatasaraylı futbolcu vardı. Nereden nereye …Taraftarlar mütevazi stadı doldurmuşlardı…Maç bitti ve tam 910 TL hasılat elde edildi.Tek kuruşuna dokunulmadı ve daha önce söz verildiği gibi Kızılay’a bağışlandı…Fenerbahçe Kızılay ilişkisi son tüzük değişikliklerine kadar en üst düzeydeydi.Hatta Galatasaray-Fenerbahçe farkını ortaya çıkarırdı.Çünkü tüzüğüne göre Galatasaray Kulübü kapanırsa mal varlığı Galatasaray Lisesine ,Fenerbahçe kulübü kapanırsa mal varlığı Kızılay’a kalırdı…Halkın takımı Lisesin takımı…Anlatmak istediğim Fenerbahçe’nin Kızılay ile gönül bağı çok eskilere dayanıyorKim daha çok yardım yapmış vs konularına girmeyelim kim yapmışsa Allah razı olsun.Zaten yolu stadyumdan geçen her vatandaş üzerinde çıkan bozuk parayı polis yardımıyla/zoruyla “Kızılay” logolu kumbaraya atarak yardımını isteyerek veya istemeyerek yapmıştır zaten !Hep tartışılır ya “Hangi takımın taraftarı çok” diye .Bakkallardaki sarı lacivert lolipoplar önce bitiyor ,Fenerium her yıl rekor kırıyor , benzincilerde kulüp logolu bardaklar benzin alanlara verilirken Fenerbahçe isterseniz bittiği için fiş veriyorlar,diğerleri koliyle duruyor, kombinelerde Fenerbahçe diğer rakiplerinin toplamı kadar satıyor (eee sizin stad büyük diyenlere özel, Bursa’da, Ankara’da, Antalya’da, Sivas’da ,Denizli’de misafir takım tribünlere baksınlar bir zahmet ) ,tatile gidiyorsunuz plajdaki sarı lacivert havlular(çoğu da lisanslı ) sağdan sola da saysanız,soldan sağa da saysanız fazla vs ama ne hikmetse anket yapılınca Galatasaray üstün çıkıyor !Benim şöyle bir hayalim var. Ramazan bitince Kızılay 6 ay sürecek bir kan bağışı kampanyası yapsa.Her bağış yapan taraftar tuttuğu takımı söylese ,bu sonuçlar her ay açıklansa ,gaza gelmek için bahane arayan taraftarlar gaza gelse, kan bağış rekoru kırılsa…Sonunda da kim daha fazla taraftara sahip ortaya çıksa…Fenerbahçe çıkmazsa mor forma da giyerim ,içine Beşiktaş’ın kupa tshirtünde de…Son olarak, hayırlı Ramazanlar dilerim.



Not: LigRadyo’daki “unutulmaz maçlar” programım yeni yayın döneminde Salı 20.00-21.30 arasındadır.

Nihayet Başladı

Naklen yayın krizi, kulüplerin borçları, transfer yasakları derken nihayet Campeonatos başladı. Boca severlerin yine hayal kırıklığı yaşayacağı bir sezon olacağını daha ilk haftadan söylemek en doğrusu. Godoy Cruz, Vélez, Lanús, Banfield benim izlenimlerime ve okuduğum yorumlara göre en hazır takımlar. River Plate de Boca gibi hayal kırıklığı olmaya devam edecek. Ve Arjantin'in en güzel taraftar topluluğuna sahip sahip takımı Estudiantes L.P. lige deplasmanda 2-0 lık Arsenal F.C. galibiyeti ile başladı. İngiltere'de Spurs, Arjantin'de Estudiantes L.P. iyi başladık. Fenerbahçem bugün Diyarbakır'dan galibiyetle dönerse keyfime diyecek yok. Futbolu seviyorum.

Pazar, Ağustos 23

Mühim Olan Kazanmak, 3 Maç 9 Puan !


West Ham iyi başlamıştı. Sahanın da hakimiydiler ancak ilk yarı golsüz bitti. Tamam dedim. Biz daha iyi takımız ve ikinci yarı alırız bu maçı. Ama o ne? Mükemmel bir gol attı Cole ve ev sahibi 1-0 öne geçti. Daha 42 dakika vardı ama ilk yarıdaki futbol ve ikinci devre başında kalemizde gördüğümüz müthiş gol umudumuzu kırmıştı. Futbol çok ilginç bir oyun. O müthiş golün sahibi Cole 5 dakika sonra 35 metreden kendi kalecisine anlamsız bir geri pas attı. Aslına bakarsanız bu pas muhteşem bir ara pasıydı ve Defoe rakibin bu ikramını geri çevirmedi skoru eşitledi. West Ham moral olarak çöktü. Buna rağmen Spurs bize 78 e kadar sıkıntı yaşattı. Olsun. Son yılların en iyi başlangıcı ve 3 maç 3 galibiyet 9 puan. Bundan iyisi can sağlığı. Ne demiştik ?? >> Tottenham geliyor Tottenham, yalelel yalelel..!

Berlin 2009 Dünya Atletizm Şampiyonası Son Gün

Usain Bolt ve Jamaikalı sporcuların damgalarını vurdukları Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen 12. Dünya Atletizm Şampiyonası'nda bayanlar uzun atlamada Karin Melis Mey 6.80'lik atlayışıyla bronz madalya kazandı.
Aynı zamanda Fenerbahçe'nin de sporcusu olan Melis, bu madalyayla ülkemize 12. Dünya Atletizm Şampiyonası'ndaki tek madalyayı getirmiş oldu.

Cumartesi, Ağustos 22

Dünya Atletizm Şampiyonası 8.Gün

Son Dakika Düzenlemesi : Resimdeki kızımız (!) 5000 metrede önüne kattı herkesi kovaladı.
Bir kovaladı bir kovaladı gözlerim yaşardı. Herkes korkuyor bu kızdan ve kaçıyor !


Berlin’deki Atletizm Şampiyonası’nı hala seyretmediyseniz çok şey kaçırdınız. Ama hala seyredecek çok final var. Bu haftasonu Berlin’de şölen bitiyor, iki sporcumuz finalde madalya arıyor. İşte Cumartesi gününün final programı…
Günün Finalleri
Maraton (TSİ ile 12.45)
Erkekler Uzun Atlama (TSİ ile 19.05)
Erkekler Sırıkla Atlama (TSİ ile 19.15)
Bayanlar Çekiç Atma (TSİ ile 20.30)
Bayanlar 5000 metre (TSİ ile 20.35)
Bayanlar 4*100 (TSİ ile 21.00)
Erkekler 4*100 (TSİ ile 21.50)
Bugün Yarışacak Türk Sporcu
Alemitu Bekele : Bayanlar 5000m
Bayanlar 5000 metre finaline çıkacak Alemitu Bekele, Dünya Şampiyonası’na çok formda gelemedi. Ancak Torino 2009′da Avrupa 3000m Salon Şampiyonuydu. Alex’e bu zorlu mücadelede başarılar diliyoruz. Dibaba ve Elvan’ın sakatlıkları diğer sporcuların madalya şansını arttırmış durumda.

Cuma, Ağustos 21

Yayın Krizine "Demokratik Açılım"


Arjantin hükümeti, ülkedeki naklen yayın krizine 'demokratik açılım' kapsamında el koydu ve maçları şifresiz yayınlamak için satın aldı.
Arjantin'de hükümet futbolda yeni sezonun gecikmesine neden olan ekonomik krize müdahale ederek, maçların naklen yayın haklarını kazandı.
Yapılan anlaşma karşılığı hükümet Arjantin Futbol Federasyonu'na yılda 155 milyon dolar ödeyecek.
BBC Türkçe'nin haberine göre, bu ücret, iptal edilen anlaşmayla özel televizyonların kulüplere ödediği ücretin iki katından fazla.
Arjantin'de yüksek borçları olan kulüplerin özel televizyon kanallarıyla yayın hakları ücreti için anlaşamaması, yeni sezonun başlayamamasına neden olmuştu.
'Demokratikleşmesinin parçası'Arjantin hükümeti maçların şifresiz kanallardan bedava izlenmesini sağlayacağını açıkladı.
Futbol federasyonuyla vardıkları anlaşmayı kamuoyuna duyuran Arjantin Cumhurbaşkanı Cristina Fernandez Kirchner, maçların herkes tarafından bedava izlenebilmesinin, demokratikleşmenin bir parçası olduğunu söyledi.
Kirchner, futbol maçlarını gösterme hakkını elinde bulunduran kablolu paralı kanallara ulaşamayan futbolseverlere karşı bir sorumluluk hissettiklerini söyledi.
Arjantin Cumhurbaşkanı, "Bu sorumluluğun gereğini yerine getiriyorum" dedi.
Ülkede muhalefet ise yoksulluğun hızla arttığı bir dönemde hükümetin futbola para ayırıyor olmasına tepkili.
Arjantin'de hükümetle federasyon arasında varılan anlaşmanın ardından yeni sezon bugün oynanacak karşılaşmalarla başlayacak.
Arjantin Futbol Federasyonu Başkanı Julio Grondona, ülke futbolunun Avrupa'yla kıyaslandığında yayın hakları için çok az ödeme yapan medya kuruluşlarının kurbanı olduğunu söylemişti.
Ancak naklen yayın sözleşmesini iptal eden federasyon aleyhine dava açılması da gündemde.

Adam Resmen Uçuyor Kardeşim


Erkekler 200m

Usain Bolt….19.19….Dünya Rekoru…Bu yarışı başka türlü ifade etmek zor. Diğer tüm güzellikler bu göz kamaştırıcı başarının ardında sönük kalıyor. Şimşek Bolt, yapacağını yaptı ve 2008′den sonra 2009′da da 100 metre ve 200 metrede dünya rekorlarını kırarak şampiyonluğa ulaştı. Bu başarı, eşsiz…

20 yaşındaki Panamalı Alonso Edward, 19.81 ile ikinciliği, Amerikalı Wallace Spearmon ise 19.85 ile üçüncülüğü elde etti.



Bayanlar 400m Engelli



Sprint dallarında üstünlüğünü kabul ettiren Jamaika, 400 m engellide de bir dünya şampiyonu çıkardı. Melaine Walker, 52.42′lik müthiş performansı ile hem şampiyona rekoru kırdı hem de şampiyon oldu. Walker, Pekin 2008′de de Olimpiyat şampiyonu olmuştu. Amerikalı Demus Lashinda 52.96 ile ikinci olurken, 2002 Dünya Gençler Şampiyonu Trindadlı Josanne Lucas, 53.20 ile üçüncülüğü elde etti.

Yanardı Meşaleler Çoşardı Tribünler


Maç güzel, futbol fena değil. Skor son derece güzel.
Ancak futbol iyi tribünle, tribün meşaleyle güzel.
FC Sion 0 Fenerbahçe SK 2

Perşembe, Ağustos 20

Tottenham Geliyor Tottenham Yalelel Yalelel

Otoritelerin ilk dört sıra için çok şans tanımadığı Tottenham Hotspur lige fırtına gibi girdi. İlk maçta Liverpool karşısında son derece güzel bir futbol sergileyen Spurs, White Hart Lane den 2-1 lik galibiyetle ayrıldı.
Barclays Premier League 2.hafta maçında ise deplasmanda Hull City karşısında 5-1 lik galibiyet otoritelerin şimdilik pek bir halttan anlamadığının ispatı gibiydi.
Kısaca ne diyoruz o zaman :
Tottenham Geliyor Tottenham Yalelel Yalelel

Tartışmalı Atlet Şampiyon


Uluslararası Atletizm Federasyonlar Birliği'nin cinsiyet testi yaptırdığı
18 yaşındaki Güney Afrikalı Caster Semenya, bayanlar 800 metrede
altın madalya kazandı.
Bayanlar 800 metre finali öncesinde yaşananlar en az yarış kadar önemliydi. Güney Afrikalı 18 yaşındaki Caster Semenya'dan Uluslararası Atletizm Federasyonlar Birliği (IAAF) cinsiyet testi istemiş ve bu test yapılmıştı.
IAAF sözcüsü Nick Davies, "Bu çok karışık ve zor bir test. Sonucu almamız uzun sürecek" şeklinde konuşuyordu. İşte bu tartışmalı atlet favori gösterildiği 800 metrede altın madalyanın sahibi oldu. Hem de 1:55.45'lik yılın en iyi derecesiyle.
Semenya'nın ardından son dünya şampiyonu Kenyalı Janeth Jepkosgei 1:57.90'la gümüş elde etti. Jepkosgei, ilk turda, Semenya'ya takılıp düşmüş ve itiraz ederek yarı finale adını yazdırmıştı. 800 metrede bronz madalya 1:57.93'le Büyük Britanya'dan Jennifer Meadows'a gitti.

Teşekkürler Nevin Yanıt

Teşekkürler Nevin Yanıt.
Üst üste 3. büyük organizasyonda yarı final koştuğun için.

Evet Nevin Yanıt şampiyonanın 5.gününde yarı finalde serisinde 8 atlet arasında 5.olup elendi. Beklediğimizin biraz altında bir yarış koşan Nevin buna rağmen bizleri sevindirdi. Afrikalı 3-5 senelik Türk pasaportluların alacağı başarıları Türk Atletizminin başarısı sanan ve sakatlanarak terk ettiği yarış sonrası arkasından 100 metre koşup Elvan ile canlı bağlantı yapan TRT ve devlet zihniyeti yarı final koşan öz be öz evladımız Nevin'le sadece ayak üstü aralarında konuşup bunu canlı yayına vermediler. Sözle aktardılar. Yazık. Nevin umud ederim yabancı bir antrenörle çalışmaya başlar ve yurt dışında çalışmalarını sürdürür. Finaller koşması ancak bu şekilde mümkün olabilir.
Berlin'de devam eden 2009 Dünya Atletizm Şampiyonası'nda heyecan 6. günde devam ediyor.

Bugün bayanlar yüksek atlamadaki Vlasic-Friedrich çekişmesi ile Usain Bolt’un 200 metredeki performansı görülmeye değer.

Günün Finalleri:
Bayanlar Yüksek Atlama (TSİ ile 20.10)
Bayanlar 400m Engelli (TSİ ile 21.15)
Erkekler 200m (TSİ ile 21.35)
Erkekler 110m Engelli (TSİ ile 21.55)

Çarşamba, Ağustos 19

Halkın Takımı Üzerine Çirkin Bir Yazı


Sivas maçının ardından, bilet fiyatlarına onca isyana rağmen tribünler tıklım tıklım dolunca "Bu fiyatlar müstahak" noktasına gelindi. Yalnız bir sıkıntı var bu bakış açısında.
Kabul edelim ki eskiden (ister insan sayısının azlığıyla açıklayalım, ister profilin farklılığıyla) daha bir "birleşince gür çıkan" ses sahibiydik Kadıköy'de. Şimdi, çoğunluğumuzun hemfikir olduğu üzere, bu yoğunluk azaldı.
Fakir fukara, garip gureba edebiyatı değil, gerçek... O zamanlar, yani ben ilk maça gittiğim vakitlerde, fiyatlar, var olan tedavül üzerinden bu kadar yüksek olsaydı, maça falan gidemezdim. Götür(e)mezdi babam. Sonraki yıllarda da gidemezdim lise arkadaşlarımla. Çünkü vermezlerdi bize o kadar parayı, harçlık niyetine. devamı...
**Bu yazı Almaty'de Bir Fenerbahçeli blogundan alınmıştır. Yazının tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Salı, Ağustos 18

Bir Ölümden Esinlenilen Koşu : Maraton


Geçen hafta İspanya'nın La Liga ekiplerinden Espanyol'un kaptanı Daniel Jarque geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. 26 yaşındaki oyuncu takımıyla beraber İtalya'da kamptaydı. Antrenman dönüşü duşunu aldı, İspanya'daki kız arkadaşı ile telefonda konuşurken aniden fenalaştı. Kız arkadaşı durumu fark ederek oteldeki takım yöneticilerini uyardı. Ancak futbolcunun odasına ilk ulaşan takım arkadaşı Ferran Corominas, onun yere yığılmış bedeniyle karşılaştı. Jarque yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


Tarihte egzersize bağlı bilinen ilk ölüm vakası M.Ö 490 yılında görülür. Olay şöyle gelişir: Atinalılar ile Persler Atina yakınlarında savaşıyor. Savaşı Atinalılar kazanıyor. Zaferi 40 km uzaklıktaki şehre ulaştırmak için bir asker görevlendiriliyor. Asker Pheilipides bu mesafeyi koşarak aşıyor. Zafer haberini verdikten sonra da olduğu yere yığılıp kalıyor. Onun ölümü 42 km'lik modern maraton yarışlarına esin kaynağı oluşturacaktır.

Türk Kızılayı


Bu cesur ve örnek davranışından dolayı
Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nü ve yönetimini kutluyorum.

Berlin'de 4. Gün


Dünya Atletizm Şampiyonası ilk iki gün Linet Masai ve Usain Bolt’un yıldızlarının parladığı yarışlara sahne olurken, üçüncü gün Kenenisa Bekele’nin 10 bin metredeki dominasyonu geceye damga vurdu. Turnuvanın sürprizi ise hiç kuşkusuz Yelena Isinbayeva’nın sırıkla atlamada sıfır çekmesiydi.
Şampiyonaya bugün yapılacak müsabakalarla devam edilecek.

Bugün Final Müsabakası Yapılacak Branşlar
Erkekler Üç Adım Atlama (TSİ ile 19.05)
Bayanlar Cirit Atma (TSİ ile 20.25)
Bayanlar 400m (TSİ ile 20.35)
Erkekler 3000m Engelli (TSİ ile 20.50)
Erkekler 400m Engelli (TSİ ile 21.50)
Bugün Mücadele Edecek Türk Sporcular
Ercüment Olgundeniz (Disk Atma): Müsabakalar TSİ ile 11.05′te başlıyor
Alemitu Bekele (1500m): 2. seride yarışacak Alex, 13.14′te şansını deneyecek
Nevin Yanıt (100m engelli): 4. seride yarışacak olan Nevin, 19.31′de pistte olacak

Pazartesi, Ağustos 17

Berlin 2009 Ve Biz !

Dünya Atletizm Şampiyonası’nda müthiş iki günün ardından pazartesi günü 6 dalda final müsabakalarına sahne oluyor. Ancak bu kadar muhteşem bir organizasyonda 60,000 seyirci önünde yapılan birbirinden güzel yarışlardan çok beni Türk sporcuların durumu ilgilendiriyor. Sadece Nevin direniyor o kadar. Zaten Türk olan sporcu sayımız bir elin parmakları kadar. Bu sayıyı iki elin parmağına taşıyanların hepsi 3-5 senelik Türk pasaportlular. Hoş hiç birisinin birbirinden farkı yok. Piste gömüldük desek kısaca yeridir. Hayır biz olimpiyat düzenlesek ne yapacağız? 100 milletten 250 sporcu transfer edip pasaport mu vereceğiz? En iyisi olimpiyat düzenlemek için uğraşacağımıza bir olimpiyat oyunlarına sponsor olalım ülke olarak. Hiç değilse bir faydamız olsun atletizme.

9.58 Uçan Adam Usain Bolt



Rüzgarın oğlu diye yazar herkes ben değişiklik olsun diye içimden geçeni yazayım:
Rüzgarın Kendisi Usain Bolt resmen uçtu Berlin'de.

Perşembe, Ağustos 13

Kaptanı Topuz Olanın Bileti 55 Olur



O karaktersize formayı giydirdiler ve Daum denen Alman dallamasının sacma sapan uygulaması sonucu kaptan olarak sahaya cıkardılar. Bu takımı miğdeniz bulanmadan izlemek icin en az 55 TL vermeniz kadar dogal bir sey olamaz. Yolu, yiyeceği, suyu katılınca en az 80 TL. Eee kolay mı Emre-Topuz kaptan oluyorlar nerede bulursunuz bu kadar tarihe ve Fenerbahçeye ihaneti. O zaman kısaca :

"İhaneti Gördüm" Sinemalarda. Senaryo: Aziz Yıldırım, Yönetmen: Daum, Başrol: Mehmet Topuz... En arka sıra 55tl.


Fenerbahçe Büyüklüğü Şampiyonluk ve Kupa Büyüklüğü değildir! Tarihine ve Fenerbahçe değerlerine sahip çıkmak ve layık olmaktır.


Hepsinin sırayla içine ettiniz. Allahınızdan bulun.

Pazar, Ağustos 9

Bir Pazar Sabahı


Bir pazar sabahı sokakta çalışma yapan belediye taşeronu sayesinde 9 da uyanmak zorunda kalırsanız ne yaparsınız? Ben kahvaltı yaptım. Gidip gazeteleri aldım. Tv karşısına geçtim digital platformda bulunan 102 kanalı sırayla 3 kez gezdim. Nihayetinde Fashion TV de karar kılıp gazeteleri okumaya başladım. Ülkenin hali hiç iç açıcı değil galiba. Ben öyle anladım gazetelerden. Spor sayfaları aynı rezillikte devam ediyor. Hala her takıma 2 yabancı 1 yerli transferi devam ediyor. Sivas Bilica'yı çok arıyormuş, biz de sahada arıyoruz kendisini... Trabzon iyi yoldaymış. Beşiktaş için önemli olan nasıl başladığı değil nasıl bitireceğiymiş. 10,5 numara mı 10 numara mı? Galatasaray çöl sıcağında Fenerbahçe akşam serinliğinde oynayacakmış. Ama Denizlide hava sıcaklığı maç saatinde 30 derecenin üstünde bekleniyor. Serinliğe gel. Ulan dedim tarih dışında değişen bir şey yok basında hep aynı hep aynı. Bari FB Tv açıp ona bakayım bu enfes pazar sabahı. Taraftar kart yalanları, Sion başkanının ödünün koptuğu haberleri falan fişmekan. Farkı yok yani diğer basından. Tam kapatıcam Denizli'ye bağlanıp muhabirden son durumu istediler. Muhabir arkadaşın anlattıkları madde madde:
1- Önemli olan lige nasıl başlandığı değil, ligin nasıl bitirildiği.
2- Oyuncular geçmiş yıl sonuçları ve istatistiklerle hiç ilgilenmiyor. Onlar o zamanı yansıtır. Önemli olan bu 90 dakika. Kimse geçmişle, istatistiki bilgiyle ilgilenmiyor.
3- Hava sıcaklığı 35 derece civarında olacak ve oyuncularımızı mutlaka etkileyecek.
4- Edu ve Özer dışında önemli eksiğimiz yok.

Haydaaa ne işin var çaydaaa
1- Sabah gazetede Yıldırım Demirören'in divandaki konuşmasını okuduğunu belli etme muhabir kardeş. Ayrıca o lafı en son söylecek takım biziz. Bu başkan ve bu hoca ile bu rakibe karşı ve o sahada 2006 da nasıl bitirdik ligi biliriz.
2- Bu muhabir arkadaş takımın geçen seneye kadar istatistikçisi Önder Özen ile her hafta FBTV de istatistik üzerine bir program yapmıyor muydu? FBTV de maçlarımızdan önce ve sonra işimize gelen günden başlayan istatistik bilgileri dışında bir haber var mı?
3- Bizim kalede güneş var onlar tarafı klimalı mı? Antep ve Galatasaray ne yapsın?
4- Edu ve Özer bu sezon hiç görev almadı nasıl önemli eksik olurlar?!? Eksikler mi, fazlalar mı oynadıktan sonra belli olur!

veeee
5- Belediye senin taaa a.q. pazar sabahı hayatımı kararttın. En iyisi havuza gidim ben. Kitap okur sosyalleşirim.

Çarşamba, Ağustos 5

Sahte Yıldız Takana Rakip Değil Hırsız Derler


İki gündür Beşiktaş Jimnastik Kulübü Camiasının ileri gelen gerizekalıları balık hafızalarıyla Süper Kupa Finali eleştirileri yapıyorlar. Ben de oturdum güzel bir yazı döşendim. Sonra okudum biraz ekleme yaptım. İki araştırma da ekledim. Yazı enfes oldu. Okuyacak Jimnastikçi hemen sinir krizine girecekti. Sonra biraz sakinleştim, düşündüm. Tv ekranında Cübbeli Ahmet Hocayı dinledim ve yazıyı sildim. Hırsıza ders vermek bizim neyimize. Kendi af dilesin. Bize ne. Sen göğsüne yalandan bir yıldız nakşettir. Sonra adamım diye dolaş ortada, sağa sola laf at. İngiltere'ye otobüs kaldıran, tek maçlı grupta kaybedilen maçın rövanşını alırız diyen zeka özürlüler topluluğuna denecek bir laf var:

SAHTE YILDIZ TAKMAYA, BENZİNCİ PATLATMAYA, BOŞ KAHVEYİ BASMAYA BENZEMEZ BU... Önce adam olun.

Pazartesi, Ağustos 3

Süper Kupa Fenerbahçemizin


Todori çıkışı beklediğimizden kısa süren bir yol seyahatimiz oldu. Yol kısalmadığına göre trafik boş olmalıydı. Stada geldiğimizde hepimizin ortak kanısı "stad boş kalır" şeklindeydi. Gurbetçilerimizin maça gösterdiği ilgi şaşılacak cinstendi. Sanırım bu Süper Kupa finali sürekli Almanya'da oynansa daha iyi olur. Hatta sistemi değişmeli ve Lig Şampiyonu ile Bank Asya şampiyonu oynasa daha yararlı olur. Bu maç sadece sponsor maçı ve seyirci bile ilgi göstermiyor. Ve yarı yarıya tribün özlemimizin dinmesi ihtimali bir başka bahara kalıyor. Takımlar sezon öncesi ciddi bir hazırlık maçı olarak yaklaşıyor bu maça. Durum kupayı kazanan için maç sonunda biraz değişiyor. Moral motivasyon artıyor. TSYD kupasını çok özlüyoruz ve bir an önce bu hatadan geri dönülmesini bekliyoruz. Olimpiyat stadı yapıldı diye ne yapıp edip oraya maç vermek saçmalığından vazgeçilmeli. Bu stad her haliyle futbola karşı. Maça gelelim diyecem ama maç aslında can sıkıcıydı. İlk yarı eğer hakem eyyam yapmasa biz daha 10 dakika dolmadan 10 kişi kalırdık, Blica atılırdı. Eyyam devam ettiği için Beşiktaş takımıda Guiza pozisyonunda 10 kişi kalmadı. Hakem kötüydü zaten her zaman kötüler ve iyi olma ihtimali sıfıra yakın Türk hakemlerinin. Beşiktaş'ı ona gönül verenler eleştirsinler. Bizim takım lige hazır bana göre ama eksikleri var. En önemlisi stoper sorunumuz devam ediyor. Blica ve Önder aynı anda olmaz. Mutlaka Lugano gibi bir toparlayıcı lazım. Yoksa sezon boyu sorun yaşarız. Alex her zaman olduğu gibi büyük lider. Guiza süper toparlanmış. Santos ve Baroni için konuşmuyorum henüz erken. Yedeklerimiz çok ama bazıları kulübeden sadece gol olunca sevinmek için çıkarlar. Bu takıma Carlos,Özer, Mehmet Topuz gelecekler. İyi yoldayız. Dönüş yolu bir çileydi. Biz kupa seronomisine kaldığımız için Beşiktaşlılar uzamıştı ve yolun akıcı olması beklenirdi. Ama bizim kadro kötüydü. Önce Florya Yeşilyurt civarı çorbacı aradık. Sonra dürüme döndük. Nargile içtik. Kadıköy'e geçtik. Çorba hedefimizden şaşmadan onu da hallettik. Eve sabah 4 de geldik. Büyüklerimiz doğru demiş Ankara 19 Mayıs daha yakın.

Pazar, Ağustos 2

Yola Çıkma Zamanı

Birazdan çıkıyorum evden. Önce Todoriye gideceğim. Orada 2 duble rakı biraz beyaz peynir, karpuz, meze falan mideyi maça hazırlayacağım arkadaşlarla aynı masada. Sonra bineceğiz arabalarımıza ve elimizde takip etmemiz gereken yolu lacivert oklarla gösteren yol haritası stada gideceğiz. 2 arabayız. 8 Kişi. Herkes içer bizde maça gitmeden. Çok değil ama ikişer duble. Belki üstüne bir 33 lük buz gibi bira. Arabada kullanırız. Bu alkol sayılmaz. Sonuçta maça gidiyoruz. İçmesek bünye bir halt anlamaz o yoldan. Otopark kartımız bir tane ama çoğalttık güzelce onu. Bir katakuli yapmasak zevki olmaz maça gitmenin. Yarı yarıya olacak bir stad ama bir tribün kapalı. Bu durumda seyirciye açık olan kısım yarı yarıya demektir. Bu maçta bir tribünü kapalı tutmak zorunda kalan zihniyete taaa içten sevgiler. Hadi ben çıkar, 15 dakika sonra Todori'de olmam gerekiyor.